7 Ocak 2013 Pazartesi

Metin Göktepe

Metin Göktepe 09 Ocak 1996'da İstanbul'da gözaltında işkence yapılarak öldürülen gazeteci, Evrensel gazetesi muhabiri.

Metin Göktepe 10 Nisan 1968'de Sivas'ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğuydu. İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Metin, abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Harp Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Metin, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı. Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Metin, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 1986’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde politik mücadele ile tanıştı. Metin üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Gazeteciliğe 1992 yılında Gerçek adlı bir dergide başlamış, daha sonra 1995 yılında da Evrensel Gazetesi'nde muhabirlik yapmaya başlamıştır.

08 Ocak 1996 tarihinde cezaevinde öldürülen iki tutuklunun cenazesini izlemek için görevi başındayken polislerce toplu halde gözaltına alınan bin kişinin arasındaydı. 1000 kişiye yakın insanla gözaltına alınıp; "gazeteciye özel muamele" diyen polislerce dövülerek öldürülen Göktepe´nin ölümü büyük yankılar uyandırmıştı. Dönemin içişleri bakanı Teoman Ünüsan 11 Ocak 1996 günü 32. Gün programında şöyle demişti:

Konuyla ilgili tam bilgim yok. Ancak son gelen bilgiler Metin Göktepe'nin duvardan düşerek öldüğü şeklindedir. 
— Teoman Ünüsan

Duvardan düştüğü iddia edilen gazetecinin kamuoyu baskısıyla gözaltında dövülerek öldürüldüğü kabul edilmek zorunda kalınmıştır. Dönemin içişleri bakanı, savunduğu bu tez çürütülünce Fadime Göktepe'den özür dilemiş, ancak Göktepe'nin annesi bu özrü kabul etmeyerek sorumluların yargılanmasını talep etmiştir. İlden ile 4 yıl süren dava Şubat 1999 yılında yapılan mahkemeyle alınan kararla 11 memurdan altısına 7 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, usül yönünden bozulan dava 05 Mayıs 1999'da Yargıtay tarafından, altı ceza alan memurdan beşinin cezası onanmış sanık emniyet amirine verilen ceza esastan bozulmuştur. Kamuoyunda Rahşan affı diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanan polisler toplam 1 yıl 8 ay yatarak salıverilmişlerdir. Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri yargılanmış ilk gazetecidir.

Kaynak

3 yorum:

  1. Su başında durmuşuz,
    çınarla ben.
    Suda suretimiz çıkıyor,
    çınarla benim.
    Suyun şavkı vuruyor bize,
    çınarla bana.

    Su başında durmuşuz,
    çınarla ben, bir de kedi.
    Suda suretimiz çıkıyor,
    çınarla benim, bir de kedinin.
    Suyun şavkı vuruyor bize,
    çınarla bana, bir de kediye.

    Su başında durmuşuz,
    çınar, ben, kedi, bir de güneş.
    Suda suretimiz çıkıyor,
    çınarın, benim, kedinin, bir de günesin.
    Suyun şavkı vuruyor bize,
    çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

    Su başında durmuşuz,
    çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
    Suda suretimiz çıkıyor,
    çınarın, benim, kedinin, günesin, bir de ömrümüzün.
    Suyun şavkı vuruyor bize,
    çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

    Su başında durmuşuz.
    Önce kedi gidecek,
    kaybolacak suda sureti.
    Sonra ben gideceğim,
    kaybolacak suda suretim.
    Sonra çınar gidecek,
    kaybolacak suda sureti.
    Sonra su gidecek
    güneş kalacak;
    sonra o da gidecek...

    Su başında durmuşuz.
    Su serin,
    Çınar ulu,
    Ben şiir yazıyorum.
    Kedi uyukluyor
    Güneş sıcak.
    Çok şükür yaşıyoruz.
    Suyun şavkı vuruyor bize
    Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze...

    NAZIM HİKMET

    YanıtlayınSil
  2. metin'in kafasında bir darp var
    polis karakolundan morga kadar
    mosmor
    bir darbe var
    yüreğimizde beynimizde
    soruyor bir işaret fişeği
    biz ölerek mi yaşamayı
    öğreneceğiz hâlâ...

    Can Yücel

    YanıtlayınSil
  3. Metin'e Ağıt

    Gün döndü geceye yavrum
    Gelmedin sen ah gelmedin
    Yolunu gözledim durdum
    Dönmedin sen ah dönmedin

    Uyy uyy uyy uyy
    Uyy ben ölim lo
    Metin'im sen ölme ne olur
    Dur ben ölim lo
    Yiğidim sen ölme
    Dur ben ölim lo

    Vurma zalim vurma ne olur
    Körpeciktir kıyma ne olur
    Benim yavrum gazeteci
    Onu benden alma ne olur

    Ben anayim dayanamam
    Yokluguna alisamam
    Gözpinarlarim kurudu
    Ey insanlar aglayamam

    Uyy uyy uyy uyy
    Uyy ben ölim lo
    Metin'im sen ölme ne olur
    Dur ben ölim lo
    Yigidim sen ölme
    Dur ben ölim lo

    Ferhat Tunç

    YanıtlayınSil

Yorum yapmak ve siteye üye olmak isteyenler, Gmail hesabı ile siteye üye olabilir, Sitede yorum bölümünde, “yorumlama biçimi” yazan butondan “Google hesabı” yazanı seçerek yorumunuzu yazabilirsiniz.