24 Eylül 2016 Cumartesi

Buz Yanığı Olmuş Gecenin Rengi


Yüzyılın aşkı
Gecenin mavisinde mi saklı?
Sorma…

Efkarlıyım yine ey sevgili
Daha az yazar olmuşum seneler sensiz kovalarken birbirini
Puslu bir duman sol yanıma getirdi hasreti
Kalemimden düşüşün zamansız oldu.
Mevsimsiz bir dünyaya açılan bahar sabahı gibi
Ne ilkiydin ne de sonu
Ortasında buz kestirirdin içimi
Bir anda saçlarından yakalardım ruhumu ısıtan güneşini...

Zaman bu aşkı yenebilir mi?
Ey şiirlerin efendisi
Oysa
Sen benim rüzgarımdın
Kendi penceremdeki hayaline sarılırdım
Yazamadım
Düşünceler kemirdi durdu zihnimi
Bitti sandım…

Sevdim
Bir türlü beceremedim senden gitmeyi
Kendi kendime esir ettim sen kokan dizeleri
Bıçak kemiğe dayandı mı dersin?
Kim bilir
Belki de öyledir…

Sustum,
Sustum ey sevgili...
Dilim iki kelam etmeye yorgun
Bülbüle şarkı söyleten gülümün yüzü yine solgun
Yüreğime şiir dokunurken
Kırgın dallarım bu fırtınaya teslim olmuşken
Yokluğumu bilme
Sessizliğimi duyma
Hissizliğimin beni vurduğunu hissetme
Sen
Sensizliğin hiçbir demini düşürme firari gönlüne 
Ara sıra
Habersizce geleyim sana
Şiirlerime attığın imza kadar yakın
Gözlerin kadar uzaklardasın nasılsa…

Nurcan Karadeniz

1 yorum:

Yorum yapmak ve siteye üye olmak isteyenler, Gmail hesabı ile siteye üye olabilir, Sitede yorum bölümünde, “yorumlama biçimi” yazan butondan “Google hesabı” yazanı seçerek yorumunuzu yazabilirsiniz.