12 Eylül 2016 Pazartesi

Sosyal Paylaşım Ağlarına Gömüldü İnsanlık


Ey insanlar âlemi…


İnsanlık hangi kervana katıldı da ben yetişemedim. Yazmaya yazdım yıllarca fakat ilk kez böylesine yanıyor elim. Nedense içimdeki dinmeyen sızıyı bir türlü çözemedim. Usul usul ağlıyor yüreğim.İnsanın” insanlıktan” haberi olmadığı zamandayız sanırım. Ağır zaman geldi derlerdi de inanmazdım. Sırtımızda taşıyamayacağımız kocaman bir yük var artık. Boğazıma düğümlenen kelime artıkları kemiriyor zihnimi. Bunca düşüncenin arasında zaman bende geçmezken sizde nasıl geçiyor? ”İyi” olmanın parayla eş değer sayıldığı bu dünyada “Kötü” olanların çıkarı ne söyleyin bana. Tam da bu noktada bir türkü esiverdi aklıma.Selda Bağcan "Adaletin Bu Mu Dünya" diyor. Nasıl da anlatmış söyleyemediklerimi yanık yanık dokunduğu sazıyla...

Biliyor musunuz? Bildiğinizi okurken bilmedikleriniz okyanusları aştı. Mal mülk davası gözlerinizi karartı. Bir kağıt parçası sizi esir aldı ama sizin bundan hiç haberiniz olmadı. Sağ elin yaptığı iyiliği sol el duyar oldu. Bir de teknoloji var tabii. İnsanların birbiriyle ilişkisini bitirdi. Eskiden bir demlik çayla yapılan sohbetlerin yerini Türkçe'nin en bozuk haliyle 'sosyal medya' aldı. Yaşamımızı kolaylaştırdı ama hal hatır sormak bu kadar mı zorlaştı? Sizi niye bu kadar ilgilendiriyor elalemin ne yaptığı? Yaradanın verdiği aklı kullanmak yerine sözde akıllı telefonlara sarıldınız. Millete özelinizi duyurmayı marifet sanıp, her anınızı fotoğraf karelerine sığdırmaya çalıştınız. Modern olmak bu olmamalı. Bir adım daha ileri gitmek varken yerinizde saymayı seçtiniz. Neden denemediniz kendiniz gibi davranmayı? "Nerede o eski günler!" diyecek kadar ne yaptınız? Gelecek kuşaklar için ne bıraktınız? Heybenizde sakladığınız nasihatlerinizi başkalarına verirken önünüzde duran taşı görmekten kaçtınız. Onun bunun hatalarını bulmakta üstünüze yok ama kendi hatalarınızı yok saydınız. Kırdığınız can parçalarından ayrı elinizde ne kaldı? Geç de olsa anladım ki hepsi birer laf kalabalığı...

”İNSAN İNSANIN KURDUDUR.” Ne güzel söylemiş Thomas Hobbes. Hiç düşündünüz mü anlamını ya da daha doğrusu hiç duydunuz mu demeliyim. Bencilce davranmaktan, dış görünüşe göre yargılamaktan, hor görmekten, vicdanının sesine kulağını tıkamaktan başka bir işi olmayan insanlar birbirine neden böyle yaparlar algılayamıyorum. İçi körelmişlere insan demekten artık utanıyorum.
Korkuyorum…
Gitgide iyi yanlarımızın tükendiğini
Taşlaşmış kalpleri
Vefasızları
Özü sözü bir olmayanları gördükçe korkuyorum
Ve bağırmak istiyorum
Avazım çıktığı kadar
"Yeter be hayat!"
Nedir senin bizden alıp da veremediğin?
Bitmedi mi daha vereceğin derslerin?

Dilimin kelam etmeye gücü yokken sözlerimin ağırlığı çöktü yine kalemime. Yoruldum belki de.Bazen diyorum çekil bir köşeye izle ama iç sesim buna izin vermiyor. Gözlerimin daldığı o uzak uçurumlardan düşen düşene. Telafisi yok bazı şeylerin ve hayaller yeni doğacak günlerin habercisi olmuşken 'geçmişin' tozlarında boğulanlar, umudunuzu kaybetmeyin. "İyi" birisi olmaktan sakın vazgeçmeyin. Yüreğiniz kuşlar kadar özgür, çocuklar kadar masum olsun.

Düşünün biraz!

Sevmek, sevilmek, sizden küçük birini koruyup kollamak, büyüklerinizin karşısında saygıyla durmak, küsleri barıştırmak, evinizin  penceresinden seslenseniz koşup gelen bir komşuya sahip olmak, yardıma muhtaç birine el uzatmak, iyi gününüzde de kötü gününüzde de yanınızda olacağını bildiğiniz ve bir telefon uzağınızda bekleyen bir dosta, sırdaşa, hayatın tüm yenilgilerine rağmen dimdik durmanızı sağlayan, büyük insana! Şiirler yakmak. Hayatın dinmeyen acılarına inat yüzlerdeki tebessümün sebebi olmak, sessiz dostlarımızın karnını doyurmak, yaralarını bir nebze de olsun sarmak, başını okşamak,bahçenizde ya da balkonunuzda rengarenk çiçekler yetiştirerek yaşamın eşsizliğine şahit olmak hangi terazide ağır basar?

Vakit varken,
Gün akşama dönmeden,
Her şey bitmeden düşünün.
Yaşadığınız anın tadını çıkarın.
Delice,
Cebinizle değil gönlünüzce,
Sadece iyilikle ne yapacaksanız yapın.
Kalp kazanmaktan daha güzel ne olabilir ki.
Sevdiklerinize o kocaman sevginizi hatırlatın.
Çünkü bugün varsınız yarın yoksunuz.
Son olarak Yüce Rabbim, insanlıktan nasibini almış kişileri yani en iyisini değil de en hayırlısını karşımıza çıkarması dileğiyle esen kalın.

Nurcan Karadeniz




1 yorum:

Yorum yapmak ve siteye üye olmak isteyenler, Gmail hesabı ile siteye üye olabilir, Sitede yorum bölümünde, “yorumlama biçimi” yazan butondan “Google hesabı” yazanı seçerek yorumunuzu yazabilirsiniz.