Seni seviyorum çünkü ile başlayan cümleler kurarken hayata; hayat beni sallamış bile çoktan…
Sevgiler yalanmış gerçek olan, yalnız kalınca yaşadığın boşluk hissi, sanki dünyaya tek başına gelmemiş ve tek gömülmeyecekmiş gibi nedir ki seni yalnızlıktan korkutan…
Çökertmeden çıktımda Halil’ im diye bildiğim ama melodisi ile sadece sözlerinin bu kısmını “Çökertmeden çıktımda Halil’ im” bildiğim türkü geldi aklıma ve onun hikâyesini sizlerle paylaşırken türkünün sözlerini benim gibi sadece başını bilenler için hazırladım.
Umutlar tükenince mi hayat bitmiştir yoksa artık son nefes verilince mi? Ben karanlık soğuk kim bilir kaç kat yerin dibindeyim ümit hala var mı dersiniz? Çaresizlik insana insanlık dışı çok şey yaptırır derler ya peki, elinde imkan olanlar neden bir şey yapmazlar? Sorun yaşamda mı? tek suçlu dünya düzeni mi yoksa buna anlamını barındırmadığı halde düzen diyenler de mi kabahat?
Aşk nedir diye sordular; sana güzellikleri ihsan edene şükürdür dedim
Şükür nedir dediler; yangın yeri olsa da bedenin şikayet etmemektir dedim.
Gözlerine bakmaya ihtiyacım var benden başkasına bakmadığına şükretmem için
Mutluluğun tanımı nedir sizce? Kime sorsanız farklı bir cevap alırsınız değil mi? Kimine göre çok paradır, kimi için huzur, kimi için popüler olmaktır veya ıssız bir adada yalnızlıktır.
Yıl 2037 soğuk bir kış günü, günlerden Pazar sevdiğim. Seninle küçük ama sevimli bahçesi olan evimizdeyiz.
Yeryüzüne her biri meleklerle inen kar taneleri sıcak yuvamızın dört bir yanını kaplamış, her taraf bembeyaz…
Geçtiğimiz günlerde gazete okurken bir şey fark ettim aynı gazetenin arka arkaya sayfalarında verilen üç haber ve üçünün de ortak yanının çıplaklık olmasıydı dikkatimi çeken.
Bir mart iki bin on tarihinde üniversitemizin iki büyük amfisinden birindeyiz. Geleceğini duyan üniversitenin değişik bölümlerinden öğrenciler ve hocalar gelmiş dört gözle içeri girmesi bekliyoruz