Pas Bob etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pas Bob etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2010 Cumartesi

Hükümran Senfoni – 10


Dur yüreğim, çırpınma gayrı… Bitsin ütopyalar uğruna çarpışmaların. Usulca çekilmek varken inzivalara, neden bu hasret kızıl elmaya?

Kötü Şiirler_8


Vakit gece yarısı

Hüzün kar beyaz iniyor gökyüzünden kimsesizliğimin üstüne

İç çekişlerimden buğulanmış gözlerimin ardından insanlar geçiyor, telaşlı…

Kötü Şiirler_9


Kim dedi sana,

Pimi çoktan çekilmiş bu el bombasını hesapsızca avuçla.

Hükümran Senfoni – 9


Bir seçeneğim yoktu artık, gideceğim bir kentte...
Dramatik bir can çekişmesiydi aşklar. Yalnız kalmış iki bedenin suskunluğuydu, yüzümdeki ayrılık... Aya benzerdi yüzüm ve hep bi yanı karanlık... Göğe çeviremiyordum yüzümü, düşerdim bakarsam, başım dönerdi...

Şizofrenik Zamanlar - Kötü Şiirler_7


İçimde öfkeyle kamaşan ışık, renkli vedalardan gelmişti. Dikkat çeken, özenle hazırlanan genç kız sandığı edasında; şık, kadınsı, alımlı, allı pullu...

Hükümran Senfoni - 7, Şizofrenik Suskunluk


Manasını suskusunda biriktiren sevgili/siz yokluğum.

Hükümran Senfoni – 8 ” Şizofrenik Zamanlar “


“ Geçmiş zaman olur ki "

Geçmeden oldu

Hükümran Senfoni - 6


maystro…

Gecemde bir rüya gördüm. Rüyamda bir gece gördüm. İki zifir arasına sıkıştırılmıştım. Sessizdim...

Kötü Şiirler_6


Yürek dillenmesinde ''sus''lardan arta kalan nöbet sağırlığında anlatacaklarım vardı aşka dair... Kaybetmekten zahir...

Kötü Şiirler_5


Bir seçeneğim yoktu artık, gideceğim bir kentte...
Dramatik bir can çekişmesiydi aşklar. Yalnız kalmış iki bedenin suskunluğuydu, yüzümdeki ayrılık... Aya benzerdi yüzüm ve hep bir yanı karanlık... Göğe çeviremiyordum yüzümü, düşerdim bakarsam, başım dönerdi...

Hükümran Senfoni – 5


maystro…

Artık yazmaktan yoruldum.
Kılıca kesti kalem ve dokundu bazı yüreklere…
Haddi aştı aşk, uçurumlar eklendi uçsuzluğumuza…

Kötü Şiirler_4


Sen hiç gecenin tokadını yerken karanlığa ağrıdın mı?

Sendeki Şeffaflıktan Geçiyorum


Sendeki şeffaflıktan geçiyorum
ruhumun kırgınlıklarını iğneliyor zaman
rüzgâr inadına esip geçiyor içimden

Hükümran Senfoni - 4


maystro...

kaptan... demir alıyoruz...
dümeni en maviye kır...

Islak Gülüşlü Kız


“Bir gün” dedi… Islak gülüşlü kız…
“Bir gün… Bir öykü başlayacak...
Bir öykü yazılacak bir gün...
Harfler aklını kaçıracak...
Bir gün bir öykü yazılacak ve sessizliği arşı kaplayacak...
İşte o gün...
O gün, sesim duyulacak...”

Kaç Ölüm Var İçinde? Kötü Şiirler_3


Kaç ölüm var içinde? Sonun başlangıcına el değmeden büyüttüğün sözün mahreminde ıslatıp gözyaşlarını, göğsüne kaç ağıt düşürdün? Bunca yaranın koynuna, durulmaz kanamışlıklar serpmiştin, cömertçe…
Ömrün kaçıncı nefesi üflüyor gözlerinde?

Hükümran Senfoni - 3


maystro...

yarı secde, yarı şarap olmuş bir gece...
sızlamak mı?
ah diyordu içlerinden bir ihtiyar
atım dördüne, kızım on dördüne yeni yetmişti.
ama ikisi de yitti ikisi de gitti...
oysa ambulans sireni
´´notasızdır şarabın lıkırtısı´´
dedi...
Şarap şişesine bakarak...

Denizsiz Kentin Gemisiz Kaptanı


Şimdi önümde bahar.
Açmaya çalışan taçlanmış çiçeklere hasret kalmışım bu kentte.
Sevda bahçesinde hasat kaldırmakta sözde âşıklar.

Hükümran Senfoni - 2


maestro...

ince ve zarif çubuğu, İsmail gönüllü Selahaddin ordusunun mızrakları gibi parlıyordu spotların altında.

Hükümran Senfoni - 1


maystro...

çarşı-pazar yeri sonrası olmuş hayatının ilk günüydü...
dokuz aylıktı gök kubbesinin adı ve berzahı olmuştu annesi.
babası dört buçuk aylık umutlarıyla kızıl saçlı kızlar doğuruyordu.