28 Ağustos 2012 Salı

Erzincanlı Deli Aziz

Çocukluğumdan itibaren mahallemize, evimize devamlı gelip giden ve ailemizin saygı duyduğu divane kişilikti Deli Aziz. Çoğu onu ermiş kabul ederdi. Yanlış bir şey yapıp çarpılmaktan korkanlar bile olurdu. Herhangi birinin cebine elini atıp, aldığı parayı bir başkasına verdiğini defalarca gördüm. Onun bu davranışına, mutlaka bir hikmeti vardır diye inanıldığından kimse itiraz etmezdi.

Dış görünüşü; başkalarının verdiği kıyafetlerden oluşan kombinasyonu ise tek gömlek tek pantolon ve ceketten oluşurdu. Bunlar da dışarıda, sağda solda yattığından üstü başı kir içindeydi. Gururluydu da öyle herkesin verdiğini almazdı. Kendine verilenleri aldığında ise bunları başkalarına dağıtırdı. Konuşurken ağzından tükürükler saçılırdı. Evi barkı olmadığından geceleri sokaklarda, kenarda, izbede, kışın da ahırlarda yatıyordu. Hatta komşularımızdan birisi Deli Aziz’e kendi evinde bir oda hazırlamıştı. Ancak Deli Aziz bir yerde sürekli duramadığından, kendisi için hazırlanan odayı da kullanmadı. Mahallenin küçük, büyük çocuklarından herhangi birisi Deli Aziz’i üzecek davranış sergilediğinde aileler hemen devreye girer ve Deli Aziz’in üzülmesine izin vermezlerdi.

Deli Aziz hakkında bir sürü efsane var. Bunlardan biri de aynı anda hem Kore savaşında hem de Erzincan’da dolaştığını söylerler. Kısacası aynı anda birçok yerde göründüğü rivayet edilir. Kimileri Deli Aziz’in keramet sahibi, bir
divane olduğuna inanır, kimileri ise deli saçması derdi. Ben de rivayetlere inanmayanlardandım, bir insanın aynı anda iki yerde olması mantığıma ters geliyordu ama deli saçması da demiyordum.

Onyedi onsekiz yaşlarında Deli Aziz ile ilgili yaşadığım olay beni çok derinden etkiledi. Bir gün Mahmut Dayı’nın Vağaver durağındaki kahvehanesinde otururken, arkadaşım Doğan geldi. Taksi şoförüydü ve “iki asker firar etmiş Kayseri’ye götüreceğim bana arkadaş ol, birlikte gidelim” dediğinde kabul ettim. Kayseri’ye kadar gittik, dönüşte Doğan çok yorgun olduğunu söyledi. Arabayı kullanabilir misin?” diye sordu. Ben de” ayıp ediyorsun lafı mı olur.” diyerek direksiyona büyük bir keyifle geçtim. Benim şoförlüğüm, dayım Haydar Ağa’nın kamyonunu, oğlu Hasan’la birlikte birkaç kez 50-100 metre sürdüğümden ibaretti.

Geceyarısını çoktan geçmişti, Doğan arka koltuğa geçip uyudu. Ben de uykusuzdum ama iş başa düşmüştü bir kere, arabayı mümkün olduğunca yavaş sürüyordum. İçimde heyecan da vardı. Ne kadar gittiğimi tam bilmiyorum. Belki 5 belki 10 kilometre gitmişimdir. Aniden karşımda, karanlığın içinde bana doğru gelen bir parıltı gördüm. İlk önce gelen arabanın farı vuruyor zannettim ancak bir süre sonra gelenin araba olmadığını
fark ettiğimde ürperdim ve korktum sonra görüntü netleşti. İşte o an Deli Aziz karşımdaydı ve sağ elini kaldırmış “dur, gitme.” diye bana sesleniyordu. Hemen arabayı sağa çektim ve Doğan’ı uyandırdım. Olayı anlattım, o da “Deli Aziz eğer gitme diyorsa, devam etmeyelim. Bunda da bir hayır vardır.” dedi. Arabada uyuduk, sabah olduğunda yola yeniden çıkıp Erzincan’a vardık. Deli Aziz, Divan kahvehanesinin önündeydi ve ona seslendim.

“Ula, Deli Aziz Kayseri’de ne işin vardı? Yine de sağ ol beni durdurdun, belki de büyük bir felaketten kurtardın” dedim. O da bana gülümseyen bir tavırla “git işine babo.” dedi. Sanki işine gücüne bak, yaptığım iyilik önemli değil, der gibisine.

O günden sonra Deli Aziz hakkındaki rivayetleri daha farklı dinlemeye başlamıştım. Demek ki diğer insanlar da benim yaşadığım gibi olaylar yaşamış olmalı ki, Deli Aziz’i aynı anda birçok yerde görebiliyorlar diye düşündüm. Yaptığım araştırmalar sonucunda fiziken orada olmamasına rağmen, cismen başı dertte olanın gözüne göründüğünü bizzat deneyimledim. Halk arasında “Hızır” diye nitelendirilen zor zamanların kurtarıcısı gibi görmüştüm.

Deli Aziz, 1994 yılında Erzincan’da vefat ettikten sonra başka başka şehirlerde gördüklerini iddia eden kişiler hala vardır. Deli Aziz ile ilgili rüyalar görenler de çoktur. Bunlardan biri de, Almanya’da çalışan Erzincanlı bir zatın rüyasıdır. Bu rüya üzerine hemen Deli Aziz’in mezarını yaptırmış. Ardından mezar, türbeye dönüştürülmüş. İlgi artınca yanına kurban kesme yeri, pişirme yeri, aşevi gibi bölümler ilave edildiğini gördüm. Derken Erzincan-Merkez Ulalar Belediyesi sınırları içinde Aziz Baba Türbesi oluştu. Bugün Aziz Baba Türbesi Erzincan’da özellikle Aleviler tarafından yoğun olarak ziyaret edilip, kurban kesilen, lokma dağıtılan, dilek dilenen bir türbe olarak inananlarca ziyaret edilen bir yer halini almıştır.

Başıma gelebilecek bir felaketten kurtardığına inandığım, Deli Aziz’in anısına kaleme aldım. Ruhu şad olsun.

28 Ağustos 2012

Muzaffer Aytekin
Mirhani

9 yorum:

  1. Gözyaşı

    Yaşarken kıymetim bilinmemişse
    Dost olup, kalbime girilmemişse,
    Severek yüzüme gülünmemişse
    Neyleyim ben ölünce gözyaşını.

    Salı
    02 Ağustos 2011
    Muzaffer Aytekin

    YanıtlaSil
  2. Nur içinde yatsın İnşallah. Elbette yaşarken değerlerinin bilinmesi çok önemli ancak biz ülke olarak ölenleri kıymete bindiririz. Hatta bu konuda bir Atasözümüz var eklemeden duramayacağım. Kör ölür badem gözlü olur derler gerçi aklıma başka Atasözleri de geldi ama uzatmayayım. Eminim ne demek istediğim anlaşılmıştır. Eğer anlamayan varsa maille ulaşsın.

    YanıtlaSil
  3. deli aziz 1991 yılında vefat etmedi 82 gibi olması gerek ve tabikide evlıya gercek babama sormuştum baba gercekten aziz kerametlimiydi kızım nası soz delimsin demişti benm annem tup patladı yandı oldu fakat olmeden once hacet tepe ankarada yatıyodu bır ay yaşadı fakat bababm o bir ay surecinde maddı olarak sıkıntıdaymış dogal olaraka ank erzincan gidip gelemk için agır yogun bakımda eşi yatıyor bir gun kahvede kara kara dusunuyomuş camdan dısarı bakarken kahvede okey oynayayn adamlaradan paraları alıp cıngenelre (yani poşalara verşyomuş) babamda içinde hele bu delinin yaptıgı serefsizlige bak bide ermiş diyolar benim eşim hastanede yatıyo paraya ıhtıyacım var bana vermiyo cıngenelre veriyo diye aklındna gecirmiş azız dısardan o esnanda ıcerı gırıp 5 kurusu babamın suratına dayayıp al al da fesat dusunme demişm yanı vehasıl babamın dusuncelerini okumuş

    YanıtlaSil
  4. ve dahası ablamın komsusu olan nadıre abla ramzan gunu azızı gecerken alevi diye dalga gecmiş su cumleyi sarf etmiş gel demiş azızı sana yemek vereyimde ye demiş kadının adını ve evindeki yemegı bilmeyen azız kadının ısımı kadıre demiş gitte evindeki yogurtla pilavı sen ye kadın sok olmuşş bir daha laf edersem dilim lal olsun azız evimdeki yemeklerin pilavla yogurdu nasıl bıldı adı nadıreyken kadire demiş sizce anlamı ne olabilir tabiki aziz evliyaydı erendi gercekti cokkkk gercekleri var birtanesi daha birgun ist yeni gelmiştim bir 60 yaşındakı adam bana nerelsin diye sormuştu maltepe cemalbeydeydik erzincan dedim ben dedi askerligimi erzincanda yaptım anlattıgım en az yırmı yılllık mevzuu erzincanda bir deli azız vardı ulalı dedi bana bende evet var dedim ya dedi o deli meli degil ermişş kar kış kıyametkurtlar etrafımızı sarmıştıı askeriz dedi nobet bekliyoruz kurtlar bize saldıracakken azız geldi kurtlara gidin gidin dedi kurtlar oldugu yerde donup gittiler sok olmuştum ben dedi adan hayvanlarla konuşuyodu bunlarda ist halkındna biri yaşamış en az 80 yıl oncesı yaşanmışlıklarr ve gercekler

    YanıtlaSil
  5. Ne mutlu size ki yaşanmışlıklara şahitsiniz. Bu önemli ve değerli bilgileri bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  6. Ben TOKAT Turhal dan muhsin ben inanıyorum böyle kişilere bizim oradadır Eyüp dede vardı oda evsiz bahsiz dı aynı aziz baba gibi vede kerametine ben bizat şahit oldum Allah böylelerine keramet verirmiş ruhları şad olsun ışıklar içinde uyuşun seninde ellerine sağlık olsun guzel yazmışsın 👏👏👏👍

    YanıtlaSil
  7. Ben TOKAT Turhal dan muhsin ben inanıyorum böyle kişilere bizim oradadır Eyüp dede vardı oda evsiz bahsiz dı aynı aziz baba gibi vede kerametine ben bizat şahit oldum Allah böylelerine keramet verirmiş ruhları şad olsun ışıklar içinde uyuşun seninde ellerine sağlık olsun guzel yazmışsın 👏👏👏👍

    YanıtlaSil
  8. Ben TOKAT Turhal dan muhsin ben inanıyorum böyle kişilere bizim oradadır Eyüp dede vardı oda evsiz bahsiz dı aynı aziz baba gibi vede kerametine ben bizat şahit oldum Allah böylelerine keramet verirmiş ruhları şad olsun ışıklar içinde uyuşun seninde ellerine sağlık olsun guzel yazmışsın 👏👏👏👍

    YanıtlaSil
  9. Ben TOKAT Turhal dan muhsin ben inanıyorum böyle kişilere bizim oradadır Eyüp dede vardı oda evsiz bahsiz dı aynı aziz baba gibi vede kerametine ben bizat şahit oldum Allah böylelerine keramet verirmiş ruhları şad olsun ışıklar içinde uyuşun seninde ellerine sağlık olsun guzel yazmışsın ��������

    YanıtlaSil

Yorum yapmak ve siteye üye olmak isteyenler, Gmail hesabı ile siteye üye olabilir, Sitede yorum bölümünde, “yorumlama biçimi” yazan butondan “Google hesabı” yazanı seçerek yorumunuzu yazabilirsiniz.